Petrol piyasalarında belirsizlik artarken Brent ve WTI sert yükseldi. Arz azalması ve Hormuz Boğazı’ndaki riskler, yatırımcıları piyasa kırılmalarını yakından izlemeye itti.
Petrol piyasaları, İran ile ABD–İsrail arasındaki çatışmaların sürmesiyle tedirginlik içinde ilerliyor. Brent ham petrol vadeleri sabah saatlerinde 105.46 dolar seviyesine yükselirken, WTI de 103.56 dolar civarında işlem gördü. Seans içinde Brent’in 119,50 dolar ile tarihinin en büyük günlük yükselişlerinden birine çıkması ve WTI’nin de 119,48 dolar seviyesine tırmanması, piyasalardaki dalgalanmayı gözler önüne serdi. Bu hareket, backwardation olarak nitelendirilen piyasa yapısının güçlenmesiyle arz kıtlığı endişelerini pekiştirdi.
Strait of Hormuz’un zorunlu taşıma hattı olarak devreye girmesiyle dünyaya giden petrol ve LNG akışında kritik kırılmalar yaşanıyor. Bu süreçte, Brent ile Haziran/Aralık vadeleri arasındaki fark yaklaşık $36 olarak yeni bir rekora ulaştı; önceki zirve yaklaşık $23 düzeyindeydi. Bu fark, mevcut arzın hızla teslimata dönük olmadığını ve piyasanın kısa vadede sıkıştığını gösteriyor.
Küresel üretimde kesintiler ve talep gücü
İRAN üzerinde artan belirsizlik ve bölgesel riskler, küresel üreticileri kısıntıya zorluyor. Aramco, iki saha için üretimi düşürmeye başladığını bildirdi; Irak’ın güney sahalarındaki üretimin ise depolama kapasitesinin daralması nedeniyle %70’e varan oranda azaldığı belirtiliyor. Kuveyt Petrol Şirketi de üretim kesintilerine girdi ve sevkiyatlarda force majeure ilan edildi. Aramco, Hormuz Boğazı’nın kapanma riskine karşı 4 milyon varil civarında Suudi ham petrolünü nadir ihalelerle yönlendirme kapasitesini kullanıyor.
Enerji piyasaları ayrıca gaz akışında da sıkıntılarla karşı karşıya. Katar, LNG ihracatını durdurdu; Fujairah’daki rafinaj bölgesinde çıkan yangın ise tedarik zincirini daha da görünür kılarken, Bahreyn’in rafineri kompleksine yönelik saldırı sonrası şirketler force majeure ilan etti. Suudi Arabistan da en büyük rafinerisini kapatma yolunda adımlar attı.
Küresel talep baskısı ve piyasa aktörlerinden gelen sinyaller
Fiyatlardaki tansiyon, tüketiciyi ve işletmeleri yakından ilgilendiriyor. ABD’de benzin vadeleri yaklaşık 3.22 dolar/galon seviyelerine yaklaşırken, enerji maliyetlerindeki artışın enflasyon ve yaşam maliyetleri üzerindeki etkisi izleniyor. UBS analisti Giovanni Staunovo, arzdaki potansiyel daralmanın rezervlerden karşılanmasının “orta vadede damla misali” etkisi olacağını, ancak Hormuz Boğazı’nın kapanmasının yaratacağı büyüklükte bir etki için yeterli olmadığını belirtti. Uluslararası alanda ise G7 ülkelerinin stratejik petrol rezervlerini kullanma seçeneğini de değerlendirdiği ifade ediliyor.
Jeopolitik gelişmeler, enerji politikalarında yeniden düşünmeyi zorunlu kılıyor. İran’da muhalefeti arkaya alacak bir hareket olarak görülen Mojtaba Khamenei’nin yeni üst düzey liderlik ataması, bölgede tekrarlanan gerilimlerin sürmesini muhtemel kılıyor. Bu durum, petrolün kısa vadeli fiyat oynaklığını artırırken, rafineriler ve taşıma altyapıları üzerinde baskıyı sürdürüyor.