Trump’ın Greenland’ı kapsama yönündeki tehdidi Avrupa’da güvenlik ve ticaret politikalarını yeniden şekillendiriyor. Macron ve AB yetkilileri saygı, hukuk ve birlik çağrısı yaparken, tarife baskıları ağır bir karşı cevap olarak masada duruyor.
Trump’ın Greenland’a yönelik baskısı, Avrupa’yı güvenlik ve ekonomi alanında kritik bir döneme taşıdı. Davos’taki konuşmasında Emmanuel Macron, yeni sömürgeciliğin yok sayılması gerektiğini vurguladı ve “saygı ile hukukun üstünlüğü” mesajını yinelerken, ABD’nin vergi baskılarının ticaret ve territorial sovereignty üzerinde kırmızı çizgileri aştığını söyledi. Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ise 10%’luk ithal tarife tehdidine karşı bir yanlış adım uyarısında bulundu ve ABD ile güvene dayalı ilişkilerin değerlendirme sürecinde olduğunu belirtti.
AB’nin araçları ve olası cevaplar
AB’nin gündeminde, ABD’nin destabilize edici adımlarına karşı beklenen bir dizi araç var. İthalat tarife paketleriyle yaklaşık 93 milyar euro değerinde bir karşı önlem tartışılırken, hiç kullanımı olmamış Anti-Coercion Instrument (ACI) da masada. ACI, kamu alımları, yatırım, bankacılık ve dijital hizmetler dahil geniş bir alanda ABD’ye karşı kısıtlayıcı tedbirler sunabilir.
Senato ve Avrupa Parlamentosu tarafında da hareketler sürüyor. En büyük siyasi gruplar arasındaki uzlaşı doğrultusunda, Temmuz’da imzalanan AB–ABD ticaret anlaşmasının onayının resmen askıya alınması için komite çalışmalarının sürdüğü öğrenildi.
Kuzey ve güvenlik dengesi üzerine mesajlar
Danimarka Ekonomi Bakanı Stephanie Lose, “Bu mesele sadece Krallık Danimarka için değil, tüm transatlantik ilişki için önemli” diyerek seçeneklerin masada olduğunu vurguladı. Greenland’ın NATO içinde bir konuma sahip olması nedeniyle tansiyon yükseldi; taraflar arasındaki iletişimin sürmesi için diyalog çağrıları yapılıyor.
Greenland’ın Başkanı Jens-Frederik Nielsen, askeri güç kullanımının olası olmadığını belirtirken, “Greenland NATO’nun bir parçası ve herhangi bir gerilim dışa yansırsa sonuçları olur” diye ekledi. Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen ise Parlamento’da “en kötü günler henüz gelecek” mesajını verirken çatışma yerine işbirliğini savundu. Son dönemde Danimarka ordusuna ait 58 asker Greenland’a ulaştı; daha önceki hareketle toplam kuvvetler, bölgedeki güvenlik mimarisine dikkat çekiyor.
Güçlü mesajlar ve küresel tablo
Trump sosyal medya üzerinden yürüttüğü iletişimde, Greenland’ın güvenlik gerekçesiyle “kaçınılmaz” olduğunu iddia eden açıklamalarda bulundu ve NATO bağlamında ABD’nin mevcut rolünü vurguladı. Bir yandan Macron’un Davos konuşmasıyla diplomasiyi ön plana çıkarırken, diğer yandan AB’nin bu krize karşı birleşik bir duruş sergilemesi gerektiğini belirtti. Avrupa’da ABD ile ticaret dengesinin bozulması endişesi sürerken, 93 milyar euro değerindeki karşı önlemlerin uygulanabilirliği ve ACI’nin kullanımı ise kritik bir gündem maddesi olarak öne çıkıyor.
Kuzey Amerika–Avrupa ekseni üzerinde yeni sınamalar doğarken, Kanada Başbakanı Mark Carney de “orta güçler” ekseninde çok taraflı bir düzenin gerektiğini söyleyerek küresel kurularda işbirliğinin önemine işaret etti. Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodимир Zelenski, Davos’a katılmayı şu an planlamasa da barış çabaları ilerledikçe konumunu değiştirebileceğini belirtti.