Global petrol piyasası, İran kaynaklı riskler ile Venezuela’daki olası arz kesintileri arasında yön bulmaya çalışıyor. Brent ve WTI yükselişi sürdürürken, analistler risk priminin yeniden oluştuğunu vurguluyor.
Brent ham petrol vadeli kontratları 11:50 GMT itibarıyla 65.07 dolar/varil seviyesine vardı ve yüzde 1.9’luk bir artış kaydederek Kasım ortasından bu yana görülen en yüksek seviyeye yaklaşmıştı. ABD tipi WTI ise yaklaşık yüzde 2.1 yükselişle 60.73 dolar/varil civarında işlem gördü.
PVM Oil Associates’a göre analist John Evans, petrol piyasasının jeopolitik risklere karşı bir fiyat koruması katmanı inşa ettiğini belirtti. İran’ın ihracatında yaşanabilecek aksaklıklar, Venezuela’daki istikrarsızlık, Rusya–Ukrayna savaşına ilişkin gelişmeler ve Grönland’a dair tansiyonlar bu süreci tetikleyen başlıca faktörler olarak öne çıktı.
İran, OPEC’in en büyük üreticilerinden biri olarak yıllardır süren protestoların en şiddetli dalgasını yaşıyor. İnsan hakları örgütleri, güvenlik güçlerinin müdahalesinde yüzlerce kişinin yaşamını kaybettiğini ve binlerce kişinin tutuklandığını raporluyor. Ayrıca Trump yönetimi, İran ile ticaret yapan herhangi bir ülkeye ABD’nin tüm işlemleri için yüzde 25’lik vergi uygulanacağını açıkladı. İran, önemli bir kısmını Çin’e ihraç ediyor.
Ayrı bir gelişmede, Yunan şirketleri tarafından işletilen dört petrol tankeri, kimliği belirsiz dronlar tarafından hedef alındı. Gemiler Karadeniz’de Rusya kıyıları açığında CPC terminalinden Kaspiyen petrol yüklemek üzere yola çıkmıştı; olayla ilgili ilk bilgiler birkaç kaynağa dayanıyor.
Rystad Energy’den analist Janiv Shah, arz fazlası endişesinin geçici olarak arka plana itildiğini söyledi. Avrupa’daki rafinerilerin işletme oranlarının mevsim normallerinin üzerinde seyretmesiyle gasoil piyasasında daralma riski artıyor. Bu durum, petrol piyasasında kısa vadeli dalgalanmaları daha da tetikleyebilir.
Veriye göre Brent’in, Orta Doğu referansında yer alan Dubai ham petrolü karşısında oluşan risk priminin Salı günü son dönemdeki en yüksek seviyeye çıkması dikkat çekti. Barclays, İran ve Venezuela’daki tansiyonların petrol fiyatına yaklaşık 3–4 dolar/varil düzeyinde bir jeopolitik risk primi eklediğini bildirdi.
Venezuela’daki arz akışlarının yeniden hareketlenmesi ihtimaliyle, Caracas’ın ABD’ye 50 milyon varil civarında petrol sevkiyatı yapmaya hazırlandığına dair haberler dolaşırken, bu hacmin birtakım Batı yaptırımlarıyla sınırlı kalabileceği belirtiliyor. Küresel petrol ticareti yapan firmalar ise Venezuela akışlarını güvence altına almak için rekabetin başında yer alıyor ve büyük ABD enerji şirketlerinden önce hareket ediyor.
Piyasa akışları ve risklerin dengesi
Fiyatlar üzerinde etkili olan başlıca dinamikler, İran’daki politik gelişmeler, Venezuela’nın ekonomik durumu ve küresel yaptırımların esnekliğiyle ilgili belirsizlikler olarak öne çıkıyor. Uzun vadeli fiyatlama ise, jeopolitik risklerin ne kadar süreyle piyasa üzerinde baskı kuracağı sorusuna bağlı olarak şekillenecek.
Arz ve talep dengesiyle ilgili ipuçları
Güncel veriler, Avrupa’daki rafinerilerin çalışır halde olmaya devam ettiğini gösteriyor. Ancak diesel/gasoil piyasalarındaki daralmanın, şu süreçte rilevans gösterdiği belirtiliyor; bu da enerji maliyetlerini kısmen yukarı çekebilecek bir risk olarak dikkat çekiyor. Piyasa katılımcıları, İran ve Venezüela kaynaklı aşırı tedarik endişelerinin yatay bir seyirde kalıp kalmayacağını yakından izliyor.
Sonuç olarak, İran ve Venezuela ile ilişkili jeopolitik riskler sahnedeki kilit faktör olarak ön planda kalmaya devam ederken, petrol fiyatları şu anda bu risk primini finansal olarak yansıtacak seviyelerde hareket ediyor. Küresel ticaret sürati ve yaptırımların esnekliği, önümüzdeki günlerde arz güvenliği ile ilgili tabloyu belirleyecek ana belirleyiciler olacak.