Pazar, Mart 29, 2026
Ana SayfaEkonomiEnflasyonMart Enflasyonu İçin İlk Tahmin Geldi: Ekonomistler Yüzde 31,45’e İşaret Etti

Mart Enflasyonu İçin İlk Tahmin Geldi: Ekonomistler Yüzde 31,45’e İşaret Etti

Yükleniyor...
Takip et Gazete Banka Google Haberler Düğmesi

Mart ayı enflasyon verisi açıklanmadan önce piyasada en çok konuşulan başlıklardan biri artık netleşmeye başladı. Ekonomistlerin ilk tahminleri, aylık fiyat artışının hız kesmeden sürdüğüne işaret ederken, yıllık enflasyon cephesinde de sınırlı bir gerileme alanı kaldığını gösterdi. Özellikle yıl sonu beklentilerindeki yukarı yönlü revizyon, enflasyonla mücadele sürecinin sanılandan daha zorlu ilerleyebileceğine dair yeni bir işaret verdi.

Matriks Haber’in 27 ekonomistle gerçekleştirdiği ankete göre, mart ayında TÜFE’nin aylık bazda yüzde 2,35, yıllık bazda ise yüzde 31,45 artması bekleniyor. Ortalama beklentiler ise aylık yüzde 2,45 ve yıllık yüzde 31,52 seviyesinde oluştu. Tahmin aralığının genişliği de dikkat çekti. Mart ayı için aylık enflasyon tahminleri yüzde 2,00 ile yüzde 4,00 arasında değişirken, yıllık beklentiler yüzde 30,94 ile yüzde 33,51 bandında toplandı. Bu tablo, veri öncesi belirsizliğin hâlâ güçlü olduğunu ortaya koyuyor.

Burada öne çıkan asıl unsur, enflasyonun tek başına bir aylık veri olarak değil, yılın geri kalanına dair beklenti setiyle birlikte okunması gerektiği. Çünkü piyasalar artık yalnızca mart sonucuna değil, bu sonucun yıl sonu patikasını nasıl etkileyeceğine odaklanıyor. Ankette cari yıl sonu TÜFE beklentisi yüzde 25,80 olarak şekillendi. Bu oran, bir önceki anketteki yüzde 24,00 seviyesinin üzerine çıktı. Beklentilerdeki bu artış, fiyat baskılarının beklenenden daha uzun süre hissedilebileceği yönündeki görüşü güçlendirdi.

Gözler artık 3 Nisan’daki resmi veride

Mart enflasyonuna ilişkin nihai tablo, Türkiye İstatistik Kurumu tarafından 3 Nisan Cuma günü saat 10.00’da açıklanacak. Piyasa tarafında beklenti şimdiden şekillenmiş olsa da, açıklanacak veri yalnızca aylık değişimi değil, para politikası ve faiz patikasına ilişkin beklentileri de doğrudan etkileyebilecek güçte görülüyor. Bu nedenle tek bir veri seti, hem yatırımcıların hem de reel sektörün kısa vadeli pozisyonlarında belirleyici olabilir.

Şubat ayında TÜFE aylık yüzde 2,96, yıllık yüzde 31,53 olmuştu. Mart için ortaya çıkan tahminler, aylık bazda bir miktar daha düşük bir artışa işaret etse de yıllık tarafta hâlâ yüksek seviyelerin korunduğunu gösteriyor. Bu görünüm, dezenflasyon sürecinin devam ettiğini ancak hız konusunda kırılganlığın sürdüğünü düşündürüyor. Özellikle baz etkisinin desteğine rağmen ana eğilimde kalıcı bir rahatlama oluşmaması, ekonomide fiyatlama davranışlarının yakından izlenmeye devam edeceğini gösteriyor.

Çekirdek göstergeler de rahat bir tablo çizmiyor

Enerji, gıda, alkollü içkiler, tütün ve altın hariç tutulan TÜFE C Endeksi için tahmin veren ekonomistlerin beklentisi de dikkat çekici. Buna göre çekirdek göstergede aylık artış beklentisi yüzde 1,70, yıllık artış beklentisi ise yüzde 29,78 seviyesinde hesaplandı. Manşet enflasyondan daha düşük görünse de bu tablo, fiyat baskısının yalnızca oynak kalemlerden kaynaklanmadığını; daha geniş bir zemine yayıldığını düşündürüyor.

Piyasanın dikkat kestiği bir diğer başlık da 12 ay sonrasına ilişkin TÜFE tahmini oldu. Ankette bu beklenti yüzde 23,15 olarak ölçüldü. 2027 yıl sonu beklentisi ise yüzde 19,00 seviyesinde oluştu. Kâğıt üzerinde aşağı yönlü bir patika korunuyor olsa da, yakın vadede yukarı revizyonların hız kazanması, orta vadeli iyimserliğin ne kadar güçlü kalabileceği sorusunu yeniden gündeme taşıdı.

Kur beklentisi de fiyatlama denklemine giriyor

Enflasyon tahminleriyle birlikte kur beklentileri de dikkatle izleniyor. Ankete göre 2026 yıl sonu dolar/TL beklentisi 51,80 olurken, 12 ay sonrası için tahmin 52,63 seviyesinde oluştu. TCMB’nin piyasa katılımcıları anketinde ise cari yıl sonu dolar/TL beklentisi 50,9685, 12 ay sonrası beklentisi 52,6965 olarak yer aldı. Kur tarafındaki bu görünüm, enflasyon beklentilerinin neden kolay geri çekilmediğini açıklayan önemli başlıklardan biri olarak öne çıkıyor.

Uzman cephesinden gelen değerlendirmeler de tabloyu destekliyor. Özlem Derici Şengül, mart ayında aylık enflasyonun yüzde 2,80 civarında gelebileceğini, bunun da yıllık enflasyonda yüzde 32’ye işaret ettiğini belirtiyor. Gıda ve ulaştırma kalemlerinin baskı yarattığını vurgulayan Şengül, enflasyonun yüzde 30’un altına inmesinin kısa vadede kolay görünmediğini, bu sürecin yılın ikinci yarısına sarkabileceğini ifade ediyor. Aynı değerlendirmede yıl sonu enflasyon beklentisinin yaklaşık yüzde 28’e revize edildiği de görülüyor.

Uluslararası kurumların son projeksiyonları da benzer bir temkinli hava taşıyor. ING Global yıl sonu enflasyon tahminini yüzde 25’e yükseltirken, HSBC tahminini yüzde 23’e çıkardı. JPMorgan ise 2026 yıl sonu enflasyon beklentisini yüzde 26,4’e revize etti. BBVA Research, Citigroup ve diğer kurumlar da enerji fiyatları ile jeopolitik riskleri yukarı yönlü baskı unsuru olarak öne çıkarıyor. Bu ortak tablo, mart verisinin tek başına değil, önümüzdeki birkaç aya yayılacak daha geniş bir fiyat baskısı hikâyesinin parçası olarak okunduğunu gösteriyor.

Mart verisi açıklanana kadar piyasaların ana sorusu değişmeyecek: Aylık artış sınırlı kalsa bile, yıl sonu hedefleri ne kadar korunabilecek? Şu anki beklenti seti tek bir noktada birleşiyor. Enflasyonda düşüş hikâyesi sürüyor olabilir, ancak bu hikâyenin yolu eskisine göre daha engebeli görünüyor.

Gazetebanka Haber Merkezihttps://www.gazetebanka.com
Gazetebanka Haber Merkezi, ekonomi, finans, piyasalar, borsa, döviz, altın ve kripto para alanlarında hızlı, doğru ve tarafsız haber akışı sunan profesyonel yayın ekibidir. Ekonomiye dair tüm gelişmeleri anlık ve güvenilir kaynaklardan takip ederek okuyucularımıza ulaştırmayı amaçlar.
İLGİLİ YAZILAR

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz