Perşembe, Ocak 15, 2026
Ana SayfaEkonomiGrönland artık dünyanın en tehlikeli gayrimenkulü olabilir

Grönland artık dünyanın en tehlikeli gayrimenkulü olabilir

Yükleniyor...
Takip et Gazete Banka Google Haberler Düğmesi

Grönland için ABD-İngiltere-AB hattında yürütülen görüşler, savunma ve kaynaklar odaklı geleneksel dengelerin ötesine geçiyor. Karar alma süreçlerindeki belirsizlik, “volatilite vergisi” olarak adlandırılan yeni maliyet yapısını tetikliyor ve bu durum yatırımcıları da etkilemeye başlıyor.

Grönland ile ABD arasındaki görüşmeler bugün Beyaz Saray’da başlayacak. Ajanda resmen “Arktik güvenliği”, “stratejik ortaklık” ve “kaynak geliştirme” olarak sıralansa da perde arkasında ABD’nin Grönland’ı kendi kontroline almak yönünde net bir niyet taşıdığı yönünde tartışmalar sürüyor. Başkan Yardımcısı J.D. Vance, Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve Danimarka ile Grönland’ın dışişleri bakanları toplantıda olacak. Trump’ın, Grönland üzerinde ABD kontrolünün olmaması durumunda “kabul edilemez” mesajını sürdürdüğü ve NATO’nun bu sürece önderlik etmesini ima ettiği belirtildi. Bu çerçevede, ittifaktaki güvenlik garantilerinin sabit maliyet niteliği değişiyor; karar alma süreçlerindeki belirsizlik, kripto bir maliyet olarak karşımıza çıkıyor ve petrol fiyatları bu belirsizlik nedeniyle haftanın başında yükselişe geçti.

Arktik güvenlikten finansal yeni modele geçiş

Görüşmelerin en kritik tarafı, güvenlik sadakatinin artık sadece politik bir karşılıklı taahhüde dayanmaması gerektiği gerçeği. NATO’nun “Madde 5” olarak bilinen güvenlik güvencesi, tarihsel olarak net bir ikili tavır sunuyordu: Korunuyorsan varsın, değilsen yoksun. Ancak Washington’ın Grönland konusunda doğrudan “sahiplik” talebine benzer retorikleri, bu ikili yapıyı kırıyor ve güvenlik garantilerinin maliyetinin daha esnek bir fiyatlamayla karşılanması gerektiği tezini güçlendiriyor. Bu süreç, Avrupa başkentlerinde yeni bir maliyet algısını tetikledi; Avrupa Birliği’nin güvenliğe yapacağı yatırım, politik baskıların bir aracı olarak kullanılmaya başlandı. Volatilite vergisi diye adlandırılan bu yeni maliyet, karar mercilerinin öngörülemezliğine karşı sigorta görevi görüyor ve ittifak içindeki hesapları yeniden yazdırıyor.

Nadir topraklar ve gerçek üretim kapasitesi

İçerideki ana tartışmalardan biri, Grönland’ın zengin mineral potansiyeli üzerine kurulu. ABD Jeolojik Araştırma Kurumu (USGS) verilerine göre Grönland, dünyadaki nadir toprak oksitleri stokları açısından ikinci büyük rezerv konumunda; özellikle neodimyum ve disprosiyum gibi elektrikli araç motorları ile savunma teknolojilerinde kritik olan elementler öne çıkıyor. Ancak “potansiyel” ile “üretim” arasındaki uçurum büyük. Şu ana kadar Grönland’da aktif bir nadir toprak madeni bulunmuyor; altyapı eksikliği, maliyet ağırları ve coğrafi zorluklar, üretim için ciddi bir engel olarak duruyor. 2,17 milyon kilometrekarelik yüzölçümünün yüzde 80’i buzla kaplı olan ada, kule gibi yükselen enerji ve lojistik maliyetleriyle karşı karşıya. Heavy equipment’ın deniz veya hava yoluyla taşınması gerekiyor; altyapı eksikliği, enerji ihtiyacı ve bölgesel üretimdeki yüksek maliyetler, üretimi hâlâ kârlı kılmıyor. Uzmanlar, altyapı açığı ve enerji sorunları nedeniyle yatırımın devlet sübvansiyonları olmadan kârlı olmayacağını vurguluyor.

Erişim mi, sahiplik mi? Avrupa ve güvenlik dengeleri

İkinci bir sütun olarak güvenlik konusundaki artan talepler dikkat çekiyor. Arktik güvenliğini güçlendirme yönündeki girişimler, aslında Grönland’a erişim kadar sahiplik konusunun da nasıl biçimleneceğine bağlı. Pituffik Uzay Üssü (eski adı Thule) üzerinden ABD’nin bölgedeki operasyon yetkileri uzun zamandır mevcuttu; 1951 tarihli savunma anlaşması bu yetkileri geniş kapsamlı kullanıma uygun kılıyor. Ancak “erişim” yerine “sahiplik” talebinin dile getirilmesi, güvenliğin ötesinde bir siyasi-mekânsal hakimiyet iddiasına işaret ediyor. Grönland’ın yarı özerk yapısı ve Danimarka tarafından sürdürülen sosyal güvenlik ağı dikkate alındığında, bu tür bir değişiklik Washington’a mali açıdan ağır bir yük olarak da yansıyabilir. Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’in “Grönland kendi halkına aittir” ifadesi, alanda eski söylemleri hatırlatmakla birlikte yeni bir denge arayışını da ortaya koyuyor. Uluslararası tecrübeler, Biden sonrası dönemde bile geçmişteki güç dengelerinin hızlı biçimde değişebildiğini gösteriyor; bu durum, ABD’nin bölgedeki mali ve insani yükümlülüklerini de yeniden tarif etmek zorunda olduğu mesajını veriyor.

Atlantik’in yeni dengesi: Kısa vadede ne değişecek?

Gerekli mali yapının modernleşmesi ve güvenlik garantilerinin yeniden yapılandırılması, kısa vadede hangi tarafların taviz vereceğini belirleyecek. ABD tarafı, nadir topraklar üzerinden mineral haklarını güvence altına almak isterken, Avrupa ise yatırım ve güvenlikte devamlılık için ticari ve finansal desteklerle karşılık vermeye çalışıyor. Ancak uzun vadede, 1945 sonrası güvenlik sözleşmesinin “ sınırların zorla değiştirilmesi yasa dışı” olan temel ilkesiyle çatışan bir tablo ortaya çıkabilir. Fransa Cumhurbaşkanı Macron’un, “Güçlü olanla kurallara göre hareket edildiğini savunan bir dünya” söylemiyle uyumlu bir sendrom yaşanırken, İngiltere Başbakanı Keir Starmer’ın “Grönland’a dokunma” yönündeki hatırlatması da taraflar arasında kırmızı çizgilerin nerede olduğu konusunda ipuçları veriyor. Yine de bu süreçte tranşe açan nedenler, yalnızca maliyetler ve lojistikler değil; bölgede istikrar için yaratılacak güvenlik maliyetinin de paylaşım dengelerini nasıl değiştireceğini belirleyecek.

Net olan şu ki, Atlantik ittifakının sabit kredileri yerine bugünlerde volatilite odaklı bir fiyatlamaya geçmesi bu dönemde en kritik gerçeklik olarak öne çıkıyor. Grönland konusunda yürütülen müzakereler, sadece bir ada meselesi olmaktan çıkıp küresel güç dengeleriyle ilgili temel bir kararın parçası haline geliyor. Arktik’in önümüzdeki yıllarda nasıl şekilleneceğini belirleyecek bu süreç, tarafların karşı karşıya oldukları riskleri nasıl yönetecekleriyle doğrudan bağlantılı.

Gazetebanka Haber Merkezihttps://www.gazetebanka.com
Gazetebanka Haber Merkezi, ekonomi, finans, piyasalar, borsa, döviz, altın ve kripto para alanlarında hızlı, doğru ve tarafsız haber akışı sunan profesyonel yayın ekibidir. Ekonomiye dair tüm gelişmeleri anlık ve güvenilir kaynaklardan takip ederek okuyucularımıza ulaştırmayı amaçlar.
İLGİLİ YAZILAR

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz