Uluslararası Ödemeler Bankası’nın (BIS) son raporu, küresel piyasalarda son dönemin en kritik uyarılarından birini gündeme taşıdı. Rapora göre altın fiyatları ile ABD hisse senetleri, bireysel yatırımcıların yoğun ilgisiyle birlikte balon bölgesine girdi. Son 50 yılda ilk kez hem değerli metallerde hem de hisse piyasalarında aynı anda bu seviyelerin görülmesi, finans çevrelerinde yüksek oynaklık, aşırı değerleme ve piyasa riski tartışmalarını artırdı. Altındaki hızlı yükseliş, ABD borsalarında yapay zekâ şirketlerinin sürüklediği ivme ve bireysel yatırımcı akımları, BIS’in “eş zamanlı balon” uyarısını güçlendiren ana unsurlar oldu.
Altın fiyatları yıl genelinde yaklaşık %60’lık artış kaydederek 1979’dan bu yana en güçlü performansını sergiledi. ABD borsaları ise yapay zekâ rüzgârının etkisiyle S&P 500’de %17, Nasdaq’ta %22’yi aşan yükselişler yaşadı. Finansal göstergelerdeki bu hızlı genişleme, BIS’in raporunda “düzensiz bir düzeltme riskinin belirginleştiği” ifadeleriyle değerlendirildi.
50 yılda ilk kez aynı görüntü
BIS, altın ve hisse senetlerinin aynı anda balon bölgesine girdiği bir dönemin en az son yarım yüzyıldır görülmediğini vurguladı. Kurum, yüksek değerlemelerin “patlayıcı yükselişlerin ardından sert ve hızlı geri çekilmelere yol açabileceği” görüşünü paylaştı.
Özellikle altın piyasasında yapılan değerlendirme dikkat çekiyor; zira BIS, merkez bankalarının altın işlemlerine aracılık eden ve altın rezervlerini saklayan en kritik kurum konumunda. Bu nedenle raporun altın tarafındaki gözlemleri piyasada “yapısal uyarı” niteliği taşıyor.
Bireysel yatırımcı etkisi ve sürü psikolojisi
BIS’in altını çizdiği bir diğer başlık, balonu büyüten en önemli faktörün bireysel yatırımcı akımları olması.
Rapora göre:
-
Son üç ayda altın ve ABD hisse fonlarına gelen girişlerin çoğu bireysel yatırımcılardan oluştu.
-
Kurumsal yatırımcılar ABD hisselerinde pozisyon azaltırken altın tarafında ağırlıklarını sabit tuttu.
-
Bireysel yatırımcıların sürü psikolojisine daha yatkın olması, olası bir panik satışında piyasa istikrarını tehdit edecek ölçüde oynaklık yaratabilir.
Dünya Altın Konseyi verileri de bu tabloyu destekliyor; altın ETF’lerine girişler yıl içinde rekor seviyelere ilerliyor.
Altında merkez bankalarının rolü
Altın fiyatı, ekim ayında gördüğü 4.381 dolar/ons seviyesinden geri çekilse de hâlen 4.200 dolar civarında güçlü bir görünüm koruyor. Yükselişte:
-
Merkez bankalarının rezervlerini dolardan çeşitlendirme isteği,
-
Enflasyon endişeleri,
-
Kamu borçlarının artışı,
-
Güvenli liman talebi gibi etkenler ön plana çıktı.
Merkez bankalarının altın alımları 2022’den bu yana yıllık 1.000 ton seviyesinde seyrederek tarihî zirvelere ulaştı. Ancak hızlı fiyat artışı, bazı ülkeleri altın satışına yöneltti; böylece piyasada arz tarafı da hareketlendi.
Altında önceki balon döngüleri
Altın piyasası geçmişte de benzer desenler izledi:
| Dönem | Gelişme | Sonuç |
|---|---|---|
| 1980 | Enflasyon ve İran petrol kriziyle sert yükseliş | Kısa süre sonra keskin düşüş |
| 2008–2011 | Finans krizinin ardından güvenli liman talebi arttı | 1.830 dolar/ons sonrası 2 yılda %30 düşüş |
| 2024–2025 | Merkez bankası alımları, bireysel talep ve küresel riskler | BIS’e göre balon göstergeleri eş zamanlı oluştu |
Bu tarihsel döngüler, BIS’in “sert düzeltme riski” uyarısını güçlendiriyor.
ABD hisselerinde aşırı değerleme endişesi
BIS, teknoloji devlerinin öncülüğünde yükselen ABD borsalarına yönelik değerlendirmesinde, “değerlemelerin aşırı şiştiğini” ve olası bir fiyat düzeltmesinin hem hisse piyasası hem de reel ekonomi açısından risk barındırdığını belirtti.
IMF ve İngiltere Merkez Bankası da kısa süre önce yapay zekâ şirketleri üzerinde balon riski olduğuna dikkat çekmişti. BIS’in altınla birlikte ABD hisselerini de işaret etmesi, küresel piyasalarda temkinli duruşun güçleneceğine işaret ediyor.