Salı, Ağustos 25, 2026
Ana SayfaEkonomi2026’da metal fiyatlarını yönlendiren güçler: bakır, çelik ve alüminyum

2026’da metal fiyatlarını yönlendiren güçler: bakır, çelik ve alüminyum

Yükleniyor...
Takip et Gazete Banka Google Haberler Düğmesi

2026’da bakır, çelik ve alüminyum piyasaları jeopolitik gerilimler ile sanayi talebinin kırılganlığı arasındaki ince dengeden etkileniyor. Hormuz Boğazı ve Çin-ABD arasındaki ticaret savaşları, arz ve talep dinamiklerini kritik ölçüde şekilliyor.

Küresel metal piyasaları, bakır, çelik ve alüminyum açısından jeopolitik gelişmeler, sanayi talebindeki değişimler ve politika kararlarıyla keskin dalgalanmalar yaşıyor. Özellikle Hormuz Boğazı’ndaki gelişmeler, tarife tartışmaları ve ülkelerin enerji ile üretimdeki tercihlerinin etkisiyle 2026 boyunca fiyatlar üzerinde baskı ve yön belirleyici unsurlar öne çıkıyor.

Bakır fiyatlarını şekillendiren ana dinamikler

Yılın başında Orta Doğu’daki çatışmalar ve Hormuz Boğazı’ndaki tıkanıklık, bakır fiyatlarını yukarı yönlü tetikledi ve yıl ortalarında ton başına yaklaşık 14.527 dolar seviyesine taşıdı. JPMorgan’da Temel ve Kıymetli Metalleri Strateji Başkanı Gregory Shearer, arz tarafında madene dayalı sıkılık ve elektrikleşme ile veri merkezi yatırım harcamalarının talebi desteklediğini belirtiyor. Ancak tarife belirsizliği, ABD ile Çin arasındaki ticaret savaşının bakır kısımlarına yönelik baskıyı sürdürüyor. Global rafine bakır piyasası nispeten dengeli görünse de Çin’in ithalata ihtiyaç duyması, üretimdeki dışa bağımlılığı artırarak fiyatlarda <> bir destek unsuru oluşturuyor. ABD Ticaret Bakanlığı’nın Section 232 tarife incelemesi ile bu gerilim, önümüzdeki dönem fiyatlar üzerinde belirleyici olmaya aday.

Section 232 tarifesi kapsamındaki değerlendirme, bakır tedarikinin kilit ülkelerdeki talep ile nasıl dengeleneceğini belirleyecek. Bir anlaşmazlık veya geçici bir tavır değişikliği, vergileri tetikleyerek metal akışını kuzeye veya güneye doğru kaydırabilir ve fiyatları anlık olarak etkileyebilir.

Alüminyuma ilişkin akışlar ve fiyat görünümü

Yılın başlarında, Orta Doğu’daki çatışmalar nedeniyle iki büyük alüminyum eritme tesisi – Emirlikler Global Aluminium’un Al Taweelah ve Aluminium Bahrain – üretimi durdurmak zorunda kaldı; bu tesisler küresel arzın yaklaşık %6’sını teşkil ediyor. Her ne kadar üretim yeniden başladıysa da Hormuz Boğazı üzerinden yapılan sevkiyatlar kesintili seyretmeye devam ediyor. Arz tarafında geçen yazdan sonra da ciddi bir açık söz konusu ve bu da fiyatlarda baskı ile potansiyel bir yükseliş riskini beraberinde getiriyor.

Shearer, çatışmanın yeniden tırmanması veya deniz yolu trafiğinin kısıtlanmasının alüminyum fabrikalarının altyapısına zarar verme ve alumina arzında kesintiye yol açma riskini işaret ediyor. Öte yandan, gerilimin aşağı yönlü çözülmesi, makroekonomik ortam ve talepteki temeldeki desteği korursa fiyatlar için bir taraflı aşağı yönlü riskin azalması mümkün. 2026 için fiyat görünümü, üçüncü çeyrekte yaklaşık $3.800/t, dördüncü çeyrekte $3.700/t olarak öngörülüyor ve 2027 sonunda yaklaşık $2.750/t’a doğru bir düşüş bekleniyor. Çin’in 45 milyon tonluk üretim kapasitesi üst sınırı nedeniyle küresel bazda 1,7 milyon tonluk bir birincil alüminyum açığı bekleniyor ve Çin dışı piyasalar için talebin artması halinde ihracat kısıtlamaları veya ek vergi talepleri fiyatları yukarı çekebilir.

Çin tarafında üretim kısıtlamaları, enerji tüketimi ve sanayi emisyonları üzerinde artan denetimlerle karşılaşıyor; bu da üretimin potansiyel kapasite üst sınırını aşmasını sınırlayabilir. Bu durum, Çin stoklarının düşüşe geçmesiyle dış pazarlara yönelik ihracat baskısının artması riskini taşıyor. Çin yönetiminin ihracat sınırlayıcı adımlarına güvenlik senaryoları eklenirse, LME üzerinden alüminyum fiyatlarında keskin yükselişler görülebilir.

Çelikte jeopolitik ve ticaret dengeleri

Çelik fiyatları da jeopolitik çatışmaların etkisiyle dalgalanıyor. Global çelik endeksi, yaklaşık 1.186 USD/t seviye ile sıcak hadde sacı üzerinden izleniyor. Hormuz Boğazı’ndaki kapanmaların yanı sıra Kızılırmak’a yaklaşan Houthe gerilimi, çelik ham madde girdileri için navlun maliyetlerinde volatilite yarattı. ABD’de Section 301 tarifelerinin uygulanması konusundaki istisnalar, çelik üretiminde kullanılan malzemelerin maliyetlerini sabit tutma yönünde destek sağlayabiliyor. AB tarafında ise TRQ sistemi devrede ve yıllık 18,3 milyon tonluk sınırın üzerinde giren ithalatlar %50 gümrük vergisine tabi oluyor. Bu mekanizma, ithal çeliğin piyasaya sürülmesini sınırlayarak fiyatları yukarı yönlü destekliyor.

Çin’de konut sektöründeki zayıf talep nedeniyle çelik talebinin zayıf kaldığı belirtiliyor. Mayıs ayındaki bir kömür madeni kazası sonrasında konyaktaki koku ve koklaşan kömür maliyetlerindeki yükseliş nedeniyle çelik marjları Haziran-Temmuz döneminde negatife geriledi. Bölgesel olarak fiyatlar arasında belirgin farklar görülebiliyor; ticaret korumaları ve arz kesintileri önümüzdeki dönemde fiyatların yönünü belirleyen başlıca güçler olmayı sürdürüyor.

Genel tabloda, bakırda arz-talep dengesi, alüminyumda Çin’in üretim kapasitesi ve ihracat politikaları ile çelikte bölgesel jeopolitik riskler, 2026 boyunca fiyatlar üzerinde belirleyici olacak. Yatırımcılar için dikkat çekici kilit noktalar arasında Hormuz Boğazı’ndaki gelişmeler, Section 232 ve TRQ gibi tarifeler ile Çin’in politikaları yer alıyor. Piyasalarda volatilite yüksek olmaya devam ederken, talep güçleri ile arz kırılganlıklarının dengelendiği anlar, fiyatların yönünü netleştirecek.

Gazetebanka Haber Merkezihttps://www.gazetebanka.com
Gazetebanka Haber Merkezi, ekonomi, finans, piyasalar, borsa, döviz, altın ve kripto para alanlarında hızlı, doğru ve tarafsız haber akışı sunan profesyonel yayın ekibidir. Ekonomiye dair tüm gelişmeleri anlık ve güvenilir kaynaklardan takip ederek okuyucularımıza ulaştırmayı amaçlar.
İLGİLİ YAZILAR

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz