Petrol fiyatları, jeopolitik tansiyonun arz üzerindeki baskısıyla güç kazanıyor. ABD-İran nükleer görüşmeleri yaklaştıkça piyasalarda belirsizlik artıyor ve jeopolitik prim fiyatları destekliyor. Brent ve WTI ise kritik seviyelerin üzerinde kalmaya devam ediyor.
Petrol piyasasında hareketlilik, arz riski ve jeopolitik risklerin birleşimiyle güç kazandı. Brent petrol vadeleri Türkiye saatiyle 10:37 GMT’de 71.49 dolar civarında sabit seyrederken, ABD tipi ham petrol (WTI) 66.42 dolar düzeyinde yükseliş gösterdi. Brent, Temmuz ayı sonrasının en yüksek seviyesine yakın seyrederken, WTI da Ağustos başından beri en güçlü düzeyine yakın bir performans sergiledi.
İran ve ABD arasındaki üçüncü nükleer görüşmeleri Perşembe günü Cenevre’de yapılması bekleniyor. ABD’nin amacı İran’ın nükleer programını durdurmayı veya duraksatmayı hedeflerken, Tahran bu talebe karşı çıkıyor ve programlardan taviz vermeyeceğini savunuyor. Bu süreç, petrol piyasalarında arz güvenliği endişelerini körüklüyor ve jeopolitik risk priminin henüz düşmediğini işaret ediyor.
Beyrut’taki gelişmeler de piyasaları etkileyen unsurlardan biri oldu. ABD Dışişleri Bakanlığı, Beyrut’taki büyükelçilikteki non-essential personel ve ailelerini güvenlik gerekçesiyle geri çekme kararı aldı. Bölgedeki artan ihtimal ve riskler, ihracat akışları ile enerji arzı üzerinde baskı oluşturmaya devam ediyor.
Analistler, piyasalarda görülen yükselişin yalnızca savaş ihtimaline bağlı olmadığını söylüyor. SEB’de çalışan analistler, “Riskin esas temeli, savaş senaryosunun ana görünüm olmasından çok, konumlanma ve beklentilerin yükselmesiyle gerilimin kolaylıkla kapsanamayacak boyuta çıkmasıdır” değerlendirmesini paylaştı. Bu dinamik, petrol fiyatlarında mevcut seviyelerin korunmasını ya da bir miktar daha yukarı yönlü hareketleri destekliyor.
Trump, ABD’nin ticaret politikaları konusunda da mesajlar vermeye devam etti. Yakın dönemde mahkeme kararlarıyla acil tarife uygulamalarına ilişkin belirsizlik sürerken, başkanın tüm ülkelerden gelen ithalara geçici olarak uygulanacak tarife oranını 10’dan 15%’e yükselteceği yönünde yeni planlar açıklamaya hazır olduğu belirtildi. Bu yaklaşım, küresel ticaret akışları üzerinde de etkili olabilecek riskleri beraberinde getiriyor.