Gümüş 115 dolara yaklaşarak haftaya tarihi rekorla başlıyor. Jeopolitik riskler ve dolar baskısı güvenli liman talebini güçlendiriyor; sanayi talebi ise ralliyi destekliyor.
Gümüş fiyatları bu hafta güçlü bir yükselişle yeniden kaydedilen bir rekora doğru ilerliyor ve 115,08 dolar seviyesini görerek yatırımcılar arasında dikkat çekti. Gün içi artış yaklaşık 12,48% olarak ölçüldü. Piyasalar, jeopolitik gerginlikler, Kanada-Çin gündemi ve yaklaşan Fed toplantısı öncesi güvenli liman talebine odaklandı. Doların baskılanması ise bu hareketi destekleyen diğer temel unsur olarak öne çıkıyor.
Gümüş, yalnızca güvenli liman rolüyle yükselmiyor; aynı zamanda sanayi talebinin güçlenmesiyle de destek buluyor. Enerji geçişine bağlı olarak güneş enerjisi ve elektrikli araç altyapıları için talep artıyor; bu durum madencilik arzını sınırlarken fiyatları yukarı çekiyor. Çin’in yeni ihracat kuralları küresel gümüş akışını sıkılaştırırken piyasada likidite baskısı da artıyor.
Gümüşün rallisini sürdüren bir diğer faktör, ana endüstriyel kullanımlarda görülen talep artışıyla birlikte altın-gümüş oranının düşmesi olarak özetlenebilir. Piyasalar, FED’in yakın vadede temkinli duruşunu beklerken yıl içinde gerektiğinde kolaylaştırıcı adımların kapısını açık tutacağını fiyatlıyor. Analistler, kısa vadede 125 dolar seviyesinin test edilebileceğini ve 2026 için 125–150 dolar aralığının olası bir çerçeve oluşturduğunu belirtiyor.
Gelişmeleri şekillendiren ana dinamikler
Gümüşpiyasasında görülen bu hareketin arkasında jeopolitik belirsizlikler, ABD’nin ticaret politikalarıyla ilgili riskler ve Fed’in para politikası beklentileri yer alıyor. Ayrıca dolar üzerinde süregelen baskı ve faiz oranlarıyla ilgili gevşeme beklentileri, gümüşün yatırım talebini destekliyor. Sanayi tarafında ise AI veri merkezleri, güneş enerjisi altyapısı ve enerji depolama projelerinin talebi, arzı baskılayan unsurlar arasında öne çıkıyor.
Arz tarafında da önemli kırılmalar yaşanıyor. Küresel gümüş üretiminin büyük bölümü başka metallere bağlı olarak gerçekleşiyor ve madencilik kısıtları, talep artışını karşılamayı güçleştiriyor. Çin’in 1 Ocak itibarıyla yürürlüğe koyduğu ihracat lisansları ise küresel akışta ek sıkılaştırıcı bir etken olarak not ediliyor.