Site icon Gazetebanka

Venezuela’nın petrolü kimin elinde ve Maduro’nun tutuklanması

ABD’nin Maduro’ya yönelmesi, Venezuela’nın petrol endüstrisindeki güç dengelerini yeniden görmek isteyen yatırımcıları uyardı. PDVSA halen üretimin ve rezervlerin büyük çoğunluğunu elinde tutuyor.

Venezuela’nın petrol endüstrisi, uzun yıllardır politik gerilimlerle şekillenen bir tablo sunuyor. Ülkenin devletinelik petrol şirketi PDVSA, üretimin ve rezervlerin büyük çoğunluğunu kontrol ediyor. Chevron ise kendi üretimiyle ve PDVSA ile kurduğu ortak girişimlerle sahada varlığını sürdürüyor. Rus ve Çin firmaları da mevcut ortaklıklar üzerinden zincirde yer almaya devam ediyor. Analistler, şu aşamada çoğunluğun PDVSA’da olduğuna işaret ediyor. 1997’de günde yaklaşık 3,5 milyon varil olarak kayda geçen üretim, şu anda yaklaşık 950 bin varil seviyesinde seyrediyor; bunun yaklaşık 550 bini ise ihracata gidiyor. PDVSA’nın egemenliği, yatırımcılar için de temel belirsizlik konusunu oluşturuyor.

Kontrolü kim tutuyor ve yatırım için çıkan yol haritası

PDVSA, ülkenin petrol endüstrisini hâlâ belirleyen kilit aktör konumunda. Chevron, kendi üretimini sürdürmesi ve PDVSA ile kurduğu ortak girişimlerle sahadaki varlığını koruyor. Rus ve Çin firmaları da işbirlikleri üzerinden üretim ve ticarete katılıyor. Avrupa şirketleri Repsol ve Eni’nin Venezuela’da halinde bulunan varlıkları ise potansiyel olarak fayda sağlayabilir. Yetkili görüşler, “çoğunluk hâlâ PDVSA’da” derken, daha net bir güç denge için muhalefetin iktidara gelmesi halinde durumun değişebileceğini belirtiyorlar.

Kısa vadeli piyasa etkileri ve riskler

Bir hükümet değişiminin ticaret zincirini bozabileceği konusunda uzmanlar uyarıyor. Şu an için belirsizlik, bazı alıcıların ödeyecek kişi ve kurumları netleşmediği için ihracat akışını baskı altında tutabilir. Son dönemde uygulanan yaptırımların “shadow fleet” olarak adlandırılan sigortasız ve regülasyon dışı tanker ağını da etkilediği belirtiliyor. Lipow’a göre Chevron’ın ihracatı yaklaşık günde 150.000 varil civarında sürecek gibi görünüyor; bu durum kısa vadeli arz üzerinde büyük bir sürprize yol açmayabilir. Ancak genel belirsizlik, yaklaşık 3 dolar/varil civarında kısa vadeli bir risk primine yol açabilir.

İçeride petrol piyasaları için anlık tablo, Brent Mart vadeli sözleşmeleri 61,03 dolar/varil ve WTI Şubat vadeli kontratları 57,64 dolar/varil seviyelerinde seyrediyor. Analistler, piyasanın şu aşamada talep tarafında fazlasıyla rahat olduğunu düşünüyor ve uzun vadede baskının piyasa üzerinde daha belirginleşebileceğini belirtiyorlar.

Uzun vadeli görünüm: rehabilitasyon için gereken yatırım ve zorluklar

Venezuela’nın ağır ve yüksek kükürtlü tipteki ham petrolü, karmaşık rafineritelerde talep görüyor; bu durum, ABD’deki bazı ileri düzey rafineriler için cazip olsa da üretimin eski seviyelerine dönmesi için gerçekten büyük yatırımlar gerektiriyor. RBC’nin Helima Croft’ı, iki on yıllık gerilemenin ardından toparlanmanın uzun bir süreç olduğunu vurguluyor. Uzmanlar, sektörün restore edilmesi için yıllık en az 10 milyar dolar düzeyinde yatırım gerektiğini ve güvenli bir ortamın eşiğin altını oluşturan temel unsur olduğunu belirtiyorlar.

Geleceğe dair politika ve yatırımcı çıkarımları

Karşı karşıya olduğumuz sorulardan biri, muhalefetin güç kazanması halinde yaptırımların gevşetilip gevşetilemeyeceği. Lipow’a göre Machado’nun iktidara gelmesi halinde kısa vadede ihracat artabilir; bunun fiyatlar üzerinde kısa vadeli baskı yaratması muhtemel. Ancak uzun vadeli görünüm olumsuz konuluyor; altyapı rehabilitasyonu için gereken yatırımın büyüklüğü ve güvenlik ortamının önemi devam ediyor. Petrolde uzun soluklu bir toparlanmanın, kapsamlı bir güvenlik ve yatırım iklimiyle mümkün olabileceğini uzmanlar vurguluyor.

Notlar: Venezuela’nın üretim kapasitesi ve uluslararası yaptırımlar, küresel enerji dengelerini etkilemeye devam ediyor. Sahadaki fiziksel zorluklar ve altyapı baskısı, çıkışların yeniden eski seviyelere dönmesini önleyen temel etkenler olarak öne çıkıyor.

Exit mobile version